26 Ağustos 2016 Cuma

Osmanlı'nın Gölgede Kalmış Padişahı; 1.Mahmud

Sultan 1.Mahmud

      Her zaman yiğitliği ve anlayışı dünya tarihçileri ve Osmanlı tarihçileri tarafından her zaman büyük övgüler görmüştür. Ayrıca hat sanatında da büyük eserler vermiştir. Günümüzde malesef ki ismi tarih kitaplarının köşelerine sıkıştırılmıştır. 24 yıl saltanat süren Sultan Mahmud Han, 1754 yılında vefat etmiştir.

1.Mahmud'un Şahsiyetini Anlamak İçin Küçük Bir Kıssa

       Avusturya İmparatoru 6.Charles öldüğünde, tahtın tek varisi olarak kızı Therese'ye kalmıştı. Bunu fırsat bilen Avrupa'lı devletler Avusturya İmparatorluğu'nun başına üşüşerek, adeta leş kargaları gibi Avusturya'yı parçalamaya başladılar.

       Bu arada Osmanlı Sultanı 1.Mahmud'un sessiz kalması karşısında meraklanan Avrupalı devletlerin kralları; "Avusturya'dan neden payınızı almıyorsunuz." diyerek bu tutum karşısında şaşkınlıklarını ifade ediyorlardı.

       Sultan 1.Mahmud'un cevabı Osmanlı'nın şanına yakışan şekildeydi. "Düşene vurmak yiğitlik değildir. Biz bir şey istersek kılıcımızın hakkıyla alırız. Fırsatçılık etmeyiz. Tavsiye ederiz, siz de bu sevdadan vazgeçiniz ve Avusturya'yı kaderiyle baş başa bırakınız."

1 Şubat 2016 Pazartesi

Fransa'da Yapılan İlginç İcat "Türk Kafası"

Sultan Abdülaziz ve 3.Napolyon

        Sultan Abdülaziz Avrupalı devletler ile bağını güçlendirmek için Kral 3.Napolyon'un daveti üzerine 1867 yılında Avrupa'ya seyahat etmeye karar verir.  Hazırlığa başlanıp gidilecek ülkeler hakkında planlar yapıp ve yola çıkacakları vapurun hazırlanmasını emrini verir.  Padişahın bindiği vapur Malta, Napoli derken yolculuğun 9. günü Tolun Limanı'nda  Fransız Donanması tarafından askeri tören ile karşılanır.  Kral 3.Napolyon Elize Sarayı önünde Sultan Abdülaziz'e halkın katılımı ile büyük bir tören düzenler. Fransız halkı Sultan Abdülaziz'e büyük ilgi gösterir. Fransa'nın başka şehirlerinde yaşayan insanlar Sultan'ı görmek için Paris'e akın ederler.

   Türk Kafası
   
      İmparator 3.Napolyon 1 gün sonra Sultan Abdülaziz'i Paris'in turistik mekanların gezdirmeye karar verir. Büyük bir kafile, önlerinde Sultan Abdülaziz ve 3.Napolyon ile Paris sokakarını dolaşırken Sultan'ın gözüne dükkanların kenarında duran günümüzde güç itici veya vuruş ölçer denen cihaz gözüne takılır.

      Sultan 3.Napolyon'a dönerek cihazı gösterir "bu nedir?" diye sorar. Kral ilk önce sessiz kalır ama Sultan sorusunda ısrar edince dönüp "ismi Türk kafasıdır" cevabını verir.
     Sultan Kralın cevabı karşısında tebessüm ederek cihazın ne işe yaradığını sorar. Sultan Abdülaziz yanındaki Fransız tercumana döner ve "Türk kafası" denen cihazın nasıl çalıştığını sorar. Tercuman oradaki bir askerden göstermesini ister. Asker bir yumruk vurarak Sultan Abdülaziz'e ibredeki değeri gösterir
     Sultan Abdülaziz cihazın nasıl çalıştığını gördükten sonra yanına Keçecizade Fuad Paşa'yı çağırır ve denemesini ister. Fuad Paşa gerilerek öyle bir yumruk vurur ki ibre hızlı bir şekilde dönerek en üst seviyeye çıkar ve hızını alamayarak camı kırarak dışarı çıkar.  Bunu gören cihazın sahibi şaşkınlığını gizleyemez ve böyle bir şeyin ilk defa olduğunu söyler.
     Bunu gören Sultan Abdülaziz, Kral 3.Napolyon'a döner ve gülerek "Bu Türk kafası olamaz, olsa olsa ecnebi kafası olur." diye cevap verir.
       
   

6 Ocak 2016 Çarşamba

Osmanlı Devleti'nin Medeni Hukuku: Mecelle-i Ahkam-ı Adliye

Ahmet Cevdet Paşa


      Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesinden sonra devletin batı taklitçiliğine başlaması üzerine Ali Paşa, Fransa Medeni Hukuku'nu Osmanlı Devleti'ne tatbik etmek için Padişaha görüşünü iletti. O zamanlar devlette resmi tarihi yazan Cevdet Paşa, buna karşı çıkarak ecnebinin kaidelerinin İslam ile uyuşmadığını bunun yerine Kuran temel alınarak Osmanlı Devleti kendi kanunnamesini oluşturması gerektiğini bildirdi.

      Padişah Abdülaziz bu düşünceye karşı çıkarak Cevdet Paşa'yı görevlendirdi. 1868 yılında bir komisyon kurularak Cevdet Paşa önderliğinde çalışmalara başlandı. Kuran ve hadislerin yanında mezheplerin de uygulamış olduğu içtihatlar ile harmanlanmış ilk yazılı İslam Medeni Hukuku 1876 yılında tamamlanmış oldu.  13 asırlık birikim üzerine kurulmuş olan Mecelle-i Ahkam-ı Adliye 1926 yılına kadar yürürlükte kaldı.

      Mecelle 16 ciltten ve 1851 maddeden oluşmaktadır. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin de ilk medeni hukuku olmaktadır. İsviçre Medeni hukuku tatbik edilene kadar devam etmiştir. 1948 yılında kurulan İsrael 1984 yılına kadar Mecelle'yi kullandı, 1984 yılından sonra kendi oluşturduğu kanunnamenin temelini Mecelle ile harmanladı. Bunun yanısıra Lübnan, Suriye, Irak gibi Ortadoğu ülkeleri de kuruluşlarında Mecelle'yi uygulamışlardır.

      Şu soruyu sormak gerekiyor, günümüzde kendimize ait yaşamımızı  oluşturacağımız kanunlarımız varken bu özentilik neden...